Franchise satışı uzun süredir aynı kırık döngüde dönüyor. Reklama büyük bütçeler ayrılıyor, başvurular geliyor, sonra çoğu sessizce kayboluyor. franchie.ai bu döngüyü kırmak için kurulan bir agentic yapay zekâ şirketi. Kurucularından Ali Rıza Dilbaz ile konuştuk. İddiaları büyük, arkasında hem on dört yıllık saha tecrübesi hem de çalışan bir ürün var. Vizyonunu, neden franchise satışından başladıklarını ve Türkiye'nin bu alanda neden global bir oyuncu olabileceğini konuştuk.

franchie.ai, şu anda franchise veren markaların aday yönetimini yapay zekâ ile uçtan uca yöneten bir platform. Bir marka franchise vermek için reklam veriyor, başvuruları topluyor. Biz o başvuruyu gelen ilk saniyeden itibaren karşılıyoruz, yapay zekâmız değerlendiriyor, puanlıyor ve marka için doğru başvuruyu satış ekibindeki doğru kişiye yönlendiriyoruz. Markaların yatırımcı profili çıkarmalarını sağlıyoruz. Şubeye hangi kanaldan geldiğini ölçümlüyor ve verimliliği artırıyoruz. Ve bunu çok basit bir arayüzle markaların kullanmalarını sağlıyoruz. Kısacası şu anda franchise satışının yapay zekâsıyız. Ben Ali Rıza Dilbaz, on dört yıldır pazarlamanın içindeyim. Yıllardır global ve ulusal markaların pazarlama problemlerine cevap veriyorum. They Are AI adında bir yapay zekâ pazarlama ajansımız var. Bu ajansta markaların yapay zekâ ikizlerini üretiyor, pazarlamanın karar verme ve iletişim süreçlerini yönetiyoruz. Sektörde müşterilerimiz olan markalarda gördüğümüz bir gerçek bizi franchie.ai'a getirdi. Yani buraya teoriyle değil, sahada yaşadığımız bir problemle geldik. Çok basit ama çok pahalı bir problem. Markalar franchise adaylarına günler sonra dönüyor. Her dört markadan neredeyse üçü bunu yapıyor. Aday başvuruyor, heyecanlı, hazır. Ama kimse zamanında ona ulaşmıyor. O zamana kadar aday soğuyor, başvurduğunu unutuyor ya da başka markaya gidiyor. MIT'in araştırması şunu çok net söylüyor, bir aday kendisine ilk dönen markadan devam ediyor, oran yüzde yetmiş sekiz. Türkiye'de bu konuda kapsamlı bir akademik çalışma henüz yok, ama sahadaki gözlemlerimiz ve markalarla yaptığımız görüşmeler ortalama yanıt süresinin günleri bulduğunu gösteriyor. Yani bu bir hız yarışı, ve sektör bu yarışı her gün kaybediyor. “Adaya geç dönüş yapmak, hiç dönüş yapmamakla eşdeğerdir.” İşte fark tam burada. Franchie'de yapay zekânın gerçek değerini öğrenerek değerlendirebilmesinde görüyoruz. Bir bot sadece kendisine söyleneni yapar. Bir agent ise her veriden öğrenir ve kararını marka için sürekli geliştirir. Bizde hazır kalıp cevaplar veren bir bot yok, yapay zekâ agent'ları var. Bu agent'lar markanın ideal yatırımcı aday profilini oluşturuyor. Bununla kalmayıp bu profili gelen her veriden öğrenerek sürekli geliştiriyor. Yani bu bir bot değil. Tamamen veriyle beslenen, kendini eğiten bir yapay zekâ sistemi. Bizim agent'larımız ise satış ekibine koçluk da yapıyor. Her başvuruda kümülatif olarak daha da gelişiyor. Aradaki fark bu. Öncelikle şunu belirtmek isterim. franchie.ai şu anda satışın verimliliğini, ölçülebilirliğini ve yatırımcı aday profilini yapay zekâyla yöneten bir sistem. Yani sadece bir aracı değil, sürecin tamamını çalıştıran bir altyapı. Hangi kanaldan gelen aday daha kaliteli? Hangi lokasyonlardan daha güçlü yatırımcı profili geliyor? Hangi bütçe aralığı gerçekten şubeye dönüşüyor? Hangi adaylar hızlıca satış ekibine aktarılmalı? Hangi adaylar takipte kalmalı? Hangi reklam kampanyası gerçek yatırımcıyı getiriyor? Markanın ideal yatırımcı profili nedir? Bu soruların cevabını arayan markalar için franchie.ai var. Bir aday başvurduğu an, altmış saniye içinde WhatsApp'tan onu karşılıyor. Bakın tam altmış saniye. Hangi satışçı bunu başarabilir? Mesai saatini düşünün, günlük operasyonel işleri düşünün. Üstelik franchie.ai marka iç görüsüyle, sesiyle konuşuyor. Farklı boyutlarda puanlıyor, bütçesi, lokasyonu, deneyimi, zamanlaması. Yüksek potansiyelli ciddi olanları satışçıya bildirimle iletiyor, diğer adayları ise puanı ve konuşma geçmişiyle sisteminde tutuyor. Satış ekibi dilediği zaman tüm başvuruları görüşmenin iç görüleriyle görebiliyor. Cevap vermeyenin de takibini bırakmıyor, franchie.ai yapay zekâ sinyallerini izleyerek doğru zamanda adaya tekrar ulaşıyor. Bunu bir ürün olarak kurduk, bir vaat olarak değil. Çalıştığımız markalarda önce başvuruları tek bir yerde topladık, anlık veri akışı kurduk, ve dönüşümün nasıl değiştiğini gözümüzle gördük. Sonra hız ve doğru iletişimin etkisini analiz ettik, senaryolar ürettik. O senaryolar çalışınca da bunu ürünleştirdik. Tabii ki hayatımızın merkezindeki yapay zekâ ile. Bir agentic şirketin görevi de bu. Veriyle çalışmak ve öğrenmek. Verimliliği artırmak. Markanın değerini artırmak. “Bir agentic şirketin görevi bu. Veriyle çalışmak, öğrenerek verimliliği artırmak.” Var. Bize güvenen vizyoner markalarla yaklaşık iki aydır çalışıyoruz. Şu an erken erişim yoğunluğuna yönetebilmek için kapasitemizi beş marka daha alabilecek şekilde artırdık. Gücümüz var. Her marka için agent'lar özel tanımlanıyor. Markaya özel bir yapay zekâ öğrenme sürecinden ve yasal uyumluluktan sonra franchie.ai çalışmaya başlıyor. Bu sistemi ilk deneyimlemek, henüz rakipleri yokken bu farkı yakalamak isteyen markalar bizimle iletişime geçebilir. Erken gelen, en büyük avantajı yakalar, çünkü bu işin doğası gereği ilk hareket eden kazanıyor. Bu bizim için pazarlık konusu olmayan bir alan. Biz aday verisini işliyoruz, yani bir markanın en değerli ve en hassas bilgisini. Bu sorumluluğun ağırlığının çok farkındayız. KVKK ve kişisel veri güvenliği alanında uzman Avukat Baturay Dilbaz ekibimize danışmanlık veriyor ve franchie.ai'ın hukuki geliştirmelerini birlikte yürütüyoruz. Ürünü en baştan, her markanın sözleşmesel yükümlülükleri ve KVKK uyumluluğu üzerine kurarak geliştirdik. Yani güvenlik sonradan eklediğimiz bir özellik değil, sistemin temeli. Ama biz bununla da yetinmiyoruz. Markanın kendi tarafındaki hukuki uyumun da tam olması şart. Bu yüzden tanışma toplantılarımızda bu soruların üzerinden mutlaka birlikte geçiyoruz. Markanın franchise sürecindeki belgeleri, aydınlatma metinleri, veri işleme süreçleri bu standarda uygun mu, hepsine bakıyoruz. Çünkü veri güvenliği tek taraflı olmaz. Her değişiklik kayıt altında, her veri erişimi denetlenebilir, her marka kendi verisinin tek sahibi. Unutmayalım, KVKK ihlallerinin yaptırımları çok ağır, milyonlarca liralık idari para cezalarına kadar gidiyor. Markaların bu riski görmesini ve doğru adımları atmasını sağlamak da bizim işimizin bir parçası. Bu konuda onlara danışmanlık veriyor, doğru kurguyu birlikte oluşturuyoruz. Veri güvenliğinin öneminin farkında olmayan bir yapay zekâ şirketinin bugün ayakta kalma şansı yok. Bir markanın bize güvenmesi, verisine güvenmesiyle başlıyor ve biz o güveni hak etmek için fazlasıyla çalışıyoruz. Tam tersi. Yapay zekâ satışçının işini almaz, en sevmediği işi alır. Bugün bir franchise satışçısı gününün büyük kısmını eleme yaparak geçiriyor. Yüzlerce başvuru arasından ciddi olanı bulmaya çalışıyor. Bu mekanik ve yorucu bir iş ve insanın değerini düşürüyor. İnsan kapatmalı, ikna etmeli, el sıkışmalı. Eleme makinenin işi, satmak insanın işi. Yani şunu net söylüyorum: Yapay zekâ yavaş markaları geride bırakır, ama iyi satışçıyı güçlendirir. “Eleme makinenin işi, satmak insanın işi.” Franchise modeli büyük bir ekonomi olmasına rağmen teknoloji adaptasyonu neden sınırlı kaldı? Bence bunun birkaç nedeni var. Birincisi, franchise birçok ülkede hâlâ ilişki ve saha deneyimi üzerinden yürüyen bir model olarak görülüyor. Bu yanlış değil. Franchise güvene dayalı bir iş. Ama güvene dayalı olması, veriye dayalı olmaması gerektiği anlamına gelmiyor. İkincisi, markalar uzun süre başvuru sayısını başarı göstergesi olarak değerlendirdi. Oysa asıl soru başvuru sayısı değil, hangi başvurunun doğru yatırımcıya dönüşebileceği. Çok başvuru almak bir başarı olabilir, ama bu başvurular ayrıştırılamıyor, takip edilemiyor ve satışa dönüştürülemiyorsa orada ciddi bir verimsizlik oluşur. Üçüncüsü, franchise satışında teknoloji çoğu zaman CRM seviyesinde kaldı. CRM gerekli ama tek başına yeterli değil. CRM size veriyi tutar. Bizim yapmak istediğimiz şey ise o veriden anlam üretmek. CRM başvuruyu alır, biz onu satış potansiyeli dönüştürüyoruz. franchie.ai'ın çıkış noktası bu. Franchise satışında sadece kayıt tutan değil, karar vermeye yardımcı olan bir sistemi geliştiriyoruz. Üç sebebim var, ve hepsi somut. Birincisi, gelişen pazarlarda franchise büyümesi olgun pazarlardan daha hızlı. Global oyuncular bu coğrafyayı ihmal ediyor ki bu bizim için açık bir kapı. MENA bölgesine çok hızlı oynayabiliriz. Daha önce bunu başaran Türk girişimleri oldu. Demek ki başarılabiliyor. Bu yüzden sektörün de desteğini istiyoruz; çünkü bu sadece bizim değil, ülkenin başarısı olur. İkincisi, ülkece yapay zekâ tarafında atağa kalktığımız bu dönemde, doğru stratejiyi seçmemiz gerekiyor. Türkiye'nin ana odağı, küresel büyük dil modeli yarışını birebir kopyalamak olmamalı. Bu alan çok büyük sermaye, çip, veri ve altyapı gücü gerektiriyor. Mevcut güçlü modellerin üzerine sektörlerin gerçek problemlerini çözen uygulama, veri, entegrasyon, güvenlik ve iş akışı katmanları kurarak dev fırsatlar yaratıyoruz. Sağlıkta, hukukta, perakendede, lojistikte, eğitimde, finansta, tarımda ve sanayide her sektörün kendi yapay zekâ çözümüne ihtiyacı var. Değer sadece modeli üretmekte değil, o modeli kurumların günlük operasyonlarına bağlayan, güvenilir, ölçülebilir ve ticari sonuç üreten sistemler geliştirmekte. Türkiye yapay zekâda farkı bu katmanda yaratabilir. Şu an atak dönemi, tam zamanı. Biz de bu farkındalıkla franchie.ai'ı kurduk, ve aynı vizyonla global ölçeğe taşıyacağız. Üçüncüsü, ve belki en önemlisi, insanımız. İnanılmaz değerli ve kendine yatırım yapan insanlarımız var. Bizim kurucu ortaklarımızdan biri yazılım mühendisi, yıllardır kendini yapay zekâ konusunda geliştiriyor. Diğer ortağımız yıllarca global markalara danışmanlık yaptı, franchie.ai’da yapay zekâ marka tanıma sürecini tasarladı. Bu insanları bir girişimin içinde görmek gurur verici. Türkiye'nin bu alanda eksiği yetenek değil, o yeteneği doğru yere yönlendiren girişimler ve markalar. Onları geliştirmemiz ve desteklememiz lazım. Bunlar bizi başarıya götürecek. “Büyük modeli dünya kurdu. Biz o modelin üstüne gerçek işi yapan, ticari sonuç üreten katmanı kurmalıyız. Türkiye farkı bu katmanda yaratabilir.” Franchise ekosistemi tek başına büyüyen bir yapı değil. Markalar, danışmanlar, hukukçular, yatırımcılar, fuarlar, medya, teknoloji sağlayıcıları ve operasyon ekipleri birlikte bir ekosistem oluşturuyor. Biz de bu ekosistemin içinden çıkan bir problemle yola çıktık. Bu nedenle sektörle birlikte büyümek istiyoruz. Türkiye'den global bir franchise teknolojisi şirketi çıkarmak yalnızca bizim şirket hedefimiz değil. Böyle bir başarı, sektörün de başarısı olur. Sektörün başarısı Türkiye’nin başarısıdır. Globalde başarmak. Yaptığımız her işte sadece bunu hedefliyoruz. Sektörde franchise satışından başlıyoruz; çünkü ilk çözülmesi gereken yer orası. Ama hedefimiz en başından beri küresel pazar! Türkiye'den çıkıp franchise ekosisteminde global standardı yaratmak istiyor ve bunun mümkün olduğuna inanıyoruz. Sektörün de desteğiyle ülkemizi gururlandıracağız. Çünkü fırsat masada duruyor ve biz Türkiye'de ona uzanan ilk eliz. Yalnızca bu bile başlı başına motivasyon.
Önce baştan başlayalım. franchie.ai nedir, ve siz kimsiniz?
Nasıl bir problemdi bu?
Bunu yapan bir bot mu, yoksa daha fazlası mı? Yapay zekânın burada gerçekten ne yaptığını merak ediyorum.
Peki siz ne yapıyorsunuz da farklısınız?
Sizinle çalışan markalar var mı şu an?
Veri güvenliği ve KVKK tarafında markalar size güvenebilir mi? Çünkü çok hassas veri işliyorsunuz.
Yapay zekâ satışçıların işini almayacak mı? Bu eleştiri size de gelecektir.
Türkiye'den global bir iddia bu. Neden başarılabilir olduğunu düşünüyorsunuz?
Bu süreçte sektörün desteği sizin için neden önemli?
Son olarak. Hedefinizi tek cümleyle nasıl özetlersiniz?
Franchise satış süreçlerini yapay zekâ ile geliştirmek isteyen markalar iletişime geçebilir.